Gümüş Böceği Kışın Olur mu? Edebiyatın Gölgesinde Sessiz Bir Canlı Her kelimenin bir sıcaklığı, her anlatının bir mevsimi vardır. Kimi cümleler yaz güneşinin parlaklığında parlar, kimileri ise kışın soğuk sessizliğinde yankılanır. Bir edebiyatçı için, kış yalnızca bir iklim değil; bir ruh halidir, içe dönüşün mevsimidir. Peki bu sessiz mevsimde, duvarların ardında yaşayan, neredeyse görünmez bir varlık olan gümüş böceği de yaşamaya devam eder mi? Bu sorunun cevabı, yalnızca biyolojide değil, sembollerin dilinde de gizlidir. Kelimelerin dokusu: Gümüşün ve sessizliğin metaforu Gümüş kelimesi, edebiyatta sıkça kullanılan bir imgedir; hem soğuk bir parıltıyı hem de zarif bir dayanıklılığı taşır. “Gümüş böceği” ifadesi…
2 YorumEtiket: de
Kapakçık Ne Demektir? Bir Küçük Parçanın Büyük Dünyası İpucu: “Kapakçık” tek bir şey değildir; vücutta, bitkide, makinede ve mutfakta farklı roller üstlenir. Merhaba meraklı zihin! Farklı açılardan bakmayı seven bir ekiple toplanmışız gibi düşün: Kimimiz ölçer-biçer verilerle konuşmayı sever, kimimizse “Bu küçük parça insanlar için ne ifade ediyor?” diye sorar. Ben de tam bu iki yaklaşımı aynı masaya oturtup “Kapakçık ne demektir?” sorusuna cevabı birlikte aramak istiyorum. Hadi gel, hem analitik hem de empatik merceği takalım; tartışmayı yorumlarda da büyütelim. Önce Tanım: Kapak + -çık = Minik Bir Kapanma Ustası “Kapakçık”, Türkçedeki küçültme eki “-cık” ile “kapak”ın birleşmiş hâli. Yani…
2 YorumKamusal Şirket Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adaletin Yeni Oyuncusu Birlikte düşünmeye var mısınız? “Kamusal şirket” dendiğinde akla sadece ekonomi ya da piyasa geliyorsa, belki de şimdi bakış açımızı genişletmenin tam zamanı. Bu yazıda, kamusal şirket kavramını yalnızca ticari bir yapı olarak değil; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve adalet gibi derin meselelerle kesişen bir sosyolojik olgu olarak ele alacağız. Hadi gelin, geleceğin daha kapsayıcı ve adil dünyasında bu şirketlerin nasıl bir rol oynayabileceğini birlikte hayal edelim. — Kamusal Şirket: Sadece Ekonomi Değil, Toplumsal Bir Aktör Kamusal şirket, en temel tanımıyla hisseleri halka açık olan ve kamuya ait bir sorumluluk taşıyan…
2 Yorum7 Şubat Kandil Oruç Tutulur mu? Midemize Hükmetmekle Ruhumuzu Beslemek Arasında İnce Bir Çizgi Elbette tutulabilir ama zorunlu değildir. Kandiller… O mübarek günler ki bir yandan ruhumuzu arındırır, bir yandan da annemizin “Bugün oruç tutmadın mı?” bakışlarıyla vicdanımızı. İşte tam bu noktada sorular kafaları kurcalıyor: “7 Şubat kandil, oruç tutulur mu?” Cevap kısa: Tutulur. Ama mesele sadece aç kalmak değil; mesele niyetle, sabırla ve belki de bir parça da mizahla bu günü anlamlandırmak. Hazırsanız, hem ciddi hem komik, hem stratejik hem empatik bir yolculuğa çıkıyoruz! — Önce Temel Bilgi: Kandilde Oruç Farz mı? Hadi en önemli kısmı baştan söyleyelim: Kandillerde…
2 YorumGölbaşı Merkeze Uzak mı? Ekonomik Uzaklığın Haritasını Çizmek Bir ekonomist olarak, daima şu gerçeği hatırlarım: Kaynaklar sınırlıdır, ama insanın beklentileri sınırsızdır. Bu denklem, yalnızca üretim-tüketim ilişkilerini değil, şehirlerin ve yaşam alanlarının şekillenmesini de belirler. “Gölbaşı merkeze uzak mı?” sorusu ilk bakışta coğrafi bir merak gibi görünür, ancak aslında bu soru, kent ekonomisinin kalbine dokunan bir tartışmayı başlatır. Çünkü bir yerin “uzak” ya da “yakın” olması yalnızca kilometreyle değil, ekonomik erişim, toplumsal sermaye ve refah düzeyiyle ölçülür. Uzaklık Ekonomisi: Mekânın Değil, Maliyetin Meselesi Modern ekonomi, mesafeyi sadece fiziksel bir ölçü olarak görmez; o, aynı zamanda bir fırsat maliyetidir. Gölbaşı’nın Ankara merkezine…
2 YorumHamal Ne Demek TDK? Gelecekteki Etkileri Üzerine Bir Vizyoner Bakış Bugün konuşacağımız “hamal” kelimesi, geçmişten günümüze kadar hem bir meslek hem de toplumun yapısını yansıtan bir terim olmuştur. Ancak, bu kelimenin sadece geçmişteki anlamlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Hadi gelin, hamallık kavramına sadece tarihsel bir bakış açısıyla değil, gelecekteki toplumsal değişimlerle nasıl bir ilişki kurabileceğimizi keşfedelim. Gelecekte, toplumsal yapılar, iş gücü ve cinsiyet rollerindeki dönüşümlerle birlikte, “hamal” kelimesinin ne anlama geleceği de değişebilir. Bu yazıda, hem analitik hem de insan odaklı bakış açılarıyla birlikte, “hamal” kavramının gelecekteki toplumsal etkilerini tartışalım. Belki de bugünün hamallığı, yarının daha geniş toplumsal yapılarına nasıl…
2 YorumÖzel İsme Gelen “De” Nasıl Yazılır? Felsefi Bir Bakış İnsan düşüncesi ve dil arasındaki ilişki, çağlar boyunca filozofların ilgisini çekmiş ve her yeni düşünür, dilin ne olduğunu ve ne şekilde çalıştığını kendi perspektifinden anlamaya çalışmıştır. Felsefenin temel meselelerinden biri, dilin ve anlamın doğasını sorgulamaktır. Kelimeler, sadece iletişim araçları değil, aynı zamanda bir gerçeği, bir düşünceyi ya da bir olguyu ifade eden sembollerdir. Felsefi açıdan baktığımızda, dilin doğru kullanımının, bireysel düşüncelerle toplumsal yapılar arasındaki dengeyi sağlamada kritik bir rol oynadığını görürüz. Bu bağlamda, dil bilgisel sorular da düşündürücü bir felsefi analiz alanı yaratabilir. “Özel isme gelen ‘de’ nasıl yazılır?” sorusu, görünürde…
2 YorumHepimiz zaman zaman bir köşede sessizce oturup geçmişi düşünür, kaybolan kelimelerin ve unutulmuş anıların arasında kayboluruz. Bugün sizlere, anlamını yitirmemiş ama bir zamanlar çok değerli olan bir kelimenin, “hasbihal” kelimesinin ardında gizli bir anlamı anlatan bir hikâye sunacağım. Hayatımızda karşımıza çıkan bazı kelimeler, bazen bir ruhu, bazen de bir insanı çağrıştırır. İster istemez bu kelimelere takılır, onları derinlemesine incelemeye çalışırız. İşte, “hasbihal” de onlardan biri… Şimdi, geçmişe yolculuğa çıkıp, bu kelimenin Osmanlı’dan günümüze nasıl bir dönüşüm geçirdiğine ve zamanla nasıl unutulduğuna tanıklık edeceğiz. Bir Sohbetin Derinliği: “Hasbihal” Ne Demek? Bir Akşam Yemeği, Bir Sohbet Bir akşam, soğuk bir kış akşamıydı.…
14 Yorum